Close Menu
    What's Hot

    Doğu Akdeniz’in Gazı Türkiye’den Geçecek: Enerjide Dev Kırılma Noktası!

    17 Temmuz 2026

    BES Devlet Katkısında Yeni Dönem: Şartlar Değişti

    17 Temmuz 2026

    Depo Verimliliğinin Sırrı: Forklift Lastiği Teknolojileri ve Zemin Uyumu

    16 Temmuz 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Güncel HaberimGüncel Haberim
    • Dünya
    • Haber
    • Sağlık
    • Sanat
    • Seyahat
    Güncel HaberimGüncel Haberim
    Ana Sayfa»Haber»İBB Davası 35. Gün: İmamoğlu’ndan Sert Tepki

    İBB Davası 35. Gün: İmamoğlu’ndan Sert Tepki

    Haber 22 Mayıs 2026

    İBB Davası 35. Gün: İmamoğlu’ndan “Utanç Verici Rezillik” Tepkisi ve Silivri’deki Tarihi Duruşma

    Türkiye’nin adalet, siyaset ve demokrasi eksenindeki en büyük hukuki hesaplaşması olarak nitelendirilen 414 sanıklı İBB davası, tarihinin en sıcak duruşmalarından birine sahne oldu. Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumları karşısında bulunan duruşma salonunda gerçekleştirilen İBB davası 35. gün celsesinde, yargılanan sanıkların iddialara yönelik isyanı duruşma salonunun duvarlarında yankılandı. Tutuklu yargılanan ve görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, aynı gün yan salonda başlayan “siyasal casusluk” davasında da hakim karşısına çıkarak adeta gövde gösterisi yaptı. İddianameyi baştan aşağı “siyasi bir kumpas belgesi” olarak nitelendiren İmamoğlu, “Absürtlükte sınır tanımayan bu utanç verici rezilliğe karşı savunma yapmayacağım” diyerek adalet sistemine yönelik çok sert eleştirilerde bulundu. 22 Mayıs 2026 itibarıyla geriye dönüp bakıldığında, 35. celsede yaşanan bu tarihi duruşma, CHP içindeki liderlik mücadelelerini ve iktidar-muhalefet hattındaki yargı gerilimini tırmandıran en kritik dönemeçlerden biri olarak kayıtlara geçti.

    Silivri’de Adalet Sınavı: İBB Davası 35. Gün Gelişmeleri ve Yansımaları

    İBB davasının 10. haftasına girilirken, 35. duruşma günü Silivri’de tam anlamıyla bir hukuk düellosuna sahne oldu. 9 Mart 2026’da başlayan ana yargılamanın bu celsesinde, İBB’nin en üst düzey idari kadroları ve bürokratları savunma kürsüsüne çıktı. Mahkeme salonunda bulunan izleyiciler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda CHP milletvekili, davanın içi boş iddialarla uzatılmasına tepki gösterdi.

    Duruşmada öne çıkan hukuki ve usulsel gelişmeler şu şekildedir:

    • Savunmaların Yavaşlaması: Mahkeme başkanı, nisan ayında bitirilmesi planlanan ilk duruşma periyodunun savunmaların detaylandırılması nedeniyle haziran ayının sonuna kadar uzayabileceğini belirterek savunma sürelerine yönelik “makul süre” uyarısında bulundu.
    • Aleniyet İlkesi Tartışması: CHP’li hukukçu ve milletvekili Mahmut Tanal, duruşma salonuna girişlerin kısıtlanmasına sert tepki göstererek, yargılamanın “aleniyet ilkesi” gereği tüm vatandaşlara ve basına açık olması gerektiğini savundu.
    • Fiziki Koşulların Zorluğu: Sanık avukatları, Silivri’deki duruşma salonlarının yetersizliğinden ve tutuklu sanıkların jandarma eşliğinde salona getirilirken maruz kaldıkları fiziki zorluklardan şikayetçi oldular.

    Ana davada bu tartışmalar yaşanırken, hemen yan salonda (İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi) Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan’ın “siyasal casusluk” iddialarıyla yargılandığı davanın ilk duruşması başladı. Bu durum, Silivri kampüsünü adeta bir muhalefet üssüne çevirdi.

    “Devletimiz Adına Utanç Verici Bir İddianame”: İmamoğlu’nun Sert Savunması

    Casusluk davası kapsamında hakim karşısına çıkan Ekrem İmamoğlu, kendisine ve çalışma arkadaşlarına yöneltilen iddiaların ciddiyetten uzak ve tamamen siyasi mühendislik ürünü olduğunu belirtti. İmamoğlu, duruşma savcısının yüzüne bakarak yaptığı savunmada, hazırlanan iddianameyi devletin ciddiyetiyle bağdaştıramadığını söyledi.

    İmamoğlu’nun duruşma salonundaki tarihi savunmasından öne çıkan satırlar şunlardır:

    “Devletimiz ve milletimiz adına utanç verici bir iddianameyle muhatabız. Ortada ne bir devlet sırrı var, ne de bir casusluk faaliyeti. Deli kuyuya bir taş atmış, şimdi koca bir devletin mahkemeleri, savcıları istiyorlar ki o taşı biz çıkaralım. Açıkçası ben bu minik akıllı kişiyi muhatap almayacağım. Bu iddianamenin içi bomboştur ve bunun bir benzerini hemen yan salondaki ana davada da yaşıyoruz. Bu davaların tümü siyasidir ve birilerinin menfaati karşılığı yapıldığı ortadadır.”

    İmamoğlu, kendisinin 2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde önünün kesilmesi için bu kumpasların kurulduğunu vurguladı. Salondaki izleyiciler tarafından ayakta alkışlanan İmamoğlu, duruşma bitiminde eşi Dilek İmamoğlu’na sarılarak moral depoladı. Savunmanın ardından basına demeç veren CHP kurmayları da “İmamoğlu’nun yalnız olmadığını” ve bu “utanç verici rezilliğe” ilk sandıkta halkın cevap vereceğini ifade etti.

    Arif Gürkan Alpay’ın Savunması: “11 Bin 60 Lira Hesap Hareketi Suç Sayıldı”

    İBB davasının 35. gününde en detaylı ve sarsıcı savunmalardan birini, yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay yaptı. Alpay, hakkında somut hiçbir delil bulunmamasına rağmen aylardır özgürlüğünden mahrum bırakıldığını belirterek, emniyetteki sorgusunda kendisine yöneltilen absürt soruları ifşa etti.

    Alpay’ın savunmasında öne çıkan başlıklar şunlardır:

    1. Raylı Sistemler İddiası: Alpay, suçlandığı Halkalı-Kirazlı Metro Hattı ihalesinin yapıldığı dönemde İBB bünyesinde görevde dahi olmadığını, Raylı Sistemler Daire Başkanlığı’nın kendi görev yetki alanında bulunmadığını belgeleriyle kanıtladı.
    2. Cebeci Maden Sahası Suçlaması: Cebeci maden sahasıyla ilgili iddialara yönelik olarak, “Ben bu eyleme adeta paraşütle indirilmişim. Hayatım boyunca bu konuyla ilgili ne ifadem alındı ne de soruşturuldum. Kendimi bir anda sanık sandalyesinde buldum” dedi.
    3. Para Transferi Absürtlüğü: Gözaltına alındığında emniyet müdürlüğünde kendisine, meslektaşı olan diğer Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün ile arasındaki 3 yıllık para trafiğinin sorulduğunu açıkladı. Alpay, “Aramızda 3 yılda geçen toplam 11 bin 60 liralık havaleyi bana suç örgütü finansmanı gibi sordular. Meslektaşlar arasında öğle yemeği veya ufak borç transferi bile suç sayılmış” diyerek iddianamenin zayıflığına dikkat çekti.

    Alpay’ın avukatı Ahmet Kemal Kumkumoğlu da müvekkilinin ömrünü devlete adamış şerefli bir kamu görevlisi olduğunu, bir “devlet düşmanı” gibi muamele görmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek derhal tahliyesini talep etti.

    Aşağıdaki tablo, 35. gün duruşmasında savunma yapan sanıkların karşılaştığı suçlamaları ve verdikleri hukuki yanıtları özetlemektedir:

    Sanık ve Görevi İsnat Edilen Suçlama / Eylem No Sanığın Savunması / Kanıtı Hukuki Durumu (35. Gün İtibarıyla)
    Arif Gürkan Alpay
    (İBB Genel Sekreter Yrd.)
    Metro İhalesi (Eylem 139) ve Cebeci Maden Sahası (Eylem 59) İhale tarihinde görevde değildi; yetki sınırları dışındaydı. Meslektaşıyla olan 11 bin TL’lik transfer sorgulandı. Tutukluluk halinin devamına karar verildi.
    Ahmet Şahin
    (Büyükçekmece Bel. Başkanvekili)
    İmar ve İhale Usulsüzlükleri, Örgüt Üyeliği Büyükçekmece Belediye Başkanvekili olması sebebiyle isminin dosyaya zorla eklendiğini belirtti. Savunması tamamlandı, tahliye talep edildi.
    Ekrem İmamoğlu
    (Uzaklaştırılan İBB Başkanı)
    Siyasal Casusluk, Devlet Sırlarını İfşa Etme İddianamenin tamamen boş olduğunu, “siyasi dizayn” amacıyla uydurulduğunu belirterek savunma yapmayı reddetti. Tutuklu yargılaması devam ediyor.

    Çifte Kıskaç: Ana İBB Davası ve Casusluk Davası Arasındaki Hukuki Farklar

    Silivri’de eş zamanlı yürüyen iki dava, esasen tek bir amaca hizmet etse de hukuki nitelikleri bakımından önemli farklılıklar barındırıyor. Muhalefet hukukçuları, İmamoğlu ve ekibinin “çifte kıskaç” altına alınarak adeta hareket edemez hale getirilmek istendiğini savunuyor.

    Bu iki davanın hukuki karşılaştırması şu şekildedir:

    • Ana İBB Davası (İstanbul 40. Ağır Ceza): 414 sanıklı bu devasa dava, “çıkar amaçlı silahlı suç örgütü kurmak, yönetmek, üye olmak” ve “ihaleye fesat karıştırmak, rüşvet” gibi iddiaları kapsıyor. İktidar kanadı bu davayı “İBB’deki sistemik yolsuzluğun tasfiyesi” olarak sunarken, muhalefet “belediyeye çökmek için uydurulmuş bir torba dava” olduğunu iddia ediyor.
    • Casusluk Davası (İstanbul 25. Ağır Ceza): Sadece Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ’ı hedef alan bu dava, “devletin gizli kalması gereken belgelerini siyasal casusluk amacıyla temin etmek” suçlamasını barındırıyor. Davanın dayanağı, veri sızıntısı iddiaları ve Tele1’in yayın politikaları olarak gösteriliyor. Ceza istemi 15 ila 20 yıl arasında değişiyor.

    Hukukçular, casusluk davasının çok daha hızlı sonuçlandırılarak İmamoğlu’na acil bir siyasi yasak getirilmesi amacıyla “B planı” olarak devreye sokulduğunu öne sürüyor.

    Ekonomik Sarsıntı ve Vatandaşın Cebine Maliyeti: Siyasi Risklerin Büyümesi

    Siyaset ile ekonominin doğrudan birbirine bağlı olduğu gerçeği, Silivri’deki duruşmaların her aşamasında kendini hissettiriyor. Türkiye’nin en büyük şehrinin belediye yönetimi ve ana muhalefetin cumhurbaşkanı adayının casuslukla suçlanarak cezaevinde tutulması, ülkenin risk primini (CDS) tırmandırırken yabancı yatırımcının Türkiye’den uzak durmasına yol açıyor.

    Bu tablonun vatandaşın bütçesine yansımaları şu şekildedir:

    1. CDS Primi ve Faiz Sarmalı: Türkiye’nin 5 yıllık risk priminin 250 baz puanın üzerinde kemikleşmesi, hazinenin dış borçlanma faizlerini çift haneli oranlara yaklaştırıyor. Yüksek faizle borçlanan devlet, bu maliyeti vatandaşa ek vergiler ve zamlar olarak yansıtıyor. Bankalar da kredi faizlerini yükseltmek zorunda kalıyor.
    2. Borsa ve Küçük Yatırımcı: Duruşmaların seyrine göre Borsa İstanbul’da yaşanan ani dalgalanmalar, parasını enflasyona karşı korumaya çalışan küçük yerli yatırımcının birikimlerinin değer kaybetmesine yol açıyor.
    3. Doğrudan Yatırım Eksikliği: Hukuki öngörülebilirliğin olmadığı bir ülkeye yabancı fabrikaların ve büyük teknoloji yatırımlarının gelmemesi, genç işsizlik oranını tırmandırıyor ve vatandaşların refah seviyesini aşağı çekiyor.

    Siyasi Analistlerin Yorumları: Muhalefeti Tasfiye Etme Hamlesi mi, Hukuki Süreç mi?

    Silivri’deki duruşmalar, siyaset bilimciler tarafından “Türkiye’nin rejim karakterini belirleyecek davalar” olarak yorumlanıyor. İktidar destekçisi analistler, İBB bünyesinde yıllardır süregelen usulsüzlüklerin ve idari yolsuzlukların yargı eliyle temizlendiğini, hukukun bağımsız bir şekilde işlediğini savunuyor. “Kimse kanunların üzerinde değildir, belediye imkanlarını kendi siyasi amaçları için kullananlar hesap vermelidir” görüşü hakim kılınmaya çalışılıyor.

    Buna karşılık, bağımsız ve muhalif analistler ise ortada apaçık bir “siyasi tasfiye” olduğunu belirtiyor. Gazeteci Fatih Altaylı’nın hapis cezası alması, Tele1’in susturulması ve İBB’ye yönelik ardı arkası kesilmeyen operasyonlar, 2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde dikbacaklı tüm muhalif figürleri oyunun dışına itme stratejisi olarak yorumlanıyor. Analistler, “İktidar, sandıkta yenemediği İmamoğlu’nu Silivri’de rehin tutarak etkisiz hale getirmek istiyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

    Son Durum ve Gelecek Öngörüsü: Silivri Mahkemeleri Siyaseti Nasıl Şekillendiriyor?

    Bugün, 22 Mayıs 2026 itibarıyla geriye dönüp baktığımızda; İBB davasının 35. gününde atılan o çığlıkların, geçtiğimiz günlerde açıklanan 9 kişilik tarihi tahliye kararının ve dün patlak veren CHP “mutlak butlan” krizinin yapı taşlarını döşediğini net bir şekilde görebiliyoruz. İmamoğlu’nun “utanç verici rezillik” olarak nitelediği iddianameler, zamanla kamuoyu vicdanında meşruiyetini yitirdikçe mahkeme heyeti de tutuklulukları sürdürmekte zorlanmış ve nihayetinde dün kayınbirader Cevat Kaya dahil 9 sanık serbest bırakılmıştır.

    Ancak tehlike geçmiş değil. Önümüzdeki 18 Haziran toplu tutukluluk incelemesi ve hemen ardından gelecek olan esas hakkındaki mütalaalar, Türkiye siyasetini yeniden şekillendirecek güçtedir. Söğütözü’nde Özgür Özel’in başlattığı “parti karargahını terk etmeyeceğiz” direnişi ile Silivri’deki “adalet nöbeti” birleştiğinde, Türkiye’yi oldukça hareketli, sıcak ve tarihi bir siyaset yazı beklemektedir.

    Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)

    1. İBB davasının 35. gününde ne oldu?

    İBB davasının 35. gününde (11 Mayıs 2026), tutuklu İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay ve Büyükçekmece Belediye Başkanvekili Ahmet Şahin savunma yaptı. Alpay, meslektaşıyla arasındaki 11 bin TL’lik para transferinin suç gibi sorgulandığını ifşa etti.

    2. Ekrem İmamoğlu’nun “utanç verici rezillik” dediği olay nedir?

    İmamoğlu, İBB davasıyla eş zamanlı olarak açılan ve ilk duruşması yapılan “siyasal casusluk” davasının iddianamesini devletin ciddiyetine yakışmayan, bomboş ve tamamen siyasi bir iftira belgesi olarak nitelendirmiş ve bu duruma “utanç verici rezillik” tepkisini göstermiştir.

    3. “Arif Gürkan Alpay” neden tutuklu yargılanıyor?

    Alpay, Halkalı-Kirazlı metro ihalesi ve Cebeci maden sahasıyla ilgili ihaleye fesat ve örgüt üyeliği iddialarıyla tutukludur. Ancak Alpay, söz konusu metro ihalesi döneminde görevde dahi olmadığını belgeleriyle kanıtlamıştır.

    4. İBB davası ile casusluk davası aynı şey mi?

    Hayır. İBB davası 414 sanıklı bir yolsuzluk ve örgüt davasıdır. Casusluk davası ise sadece İmamoğlu, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ’ı hedef alan, devlet sırlarını ifşa etmekle suçlayan 15-20 yıl hapis istemli ayrı bir davadır.

    5. 35. gün duruşmasının ardından davada tahliye kararı çıktı mı?

    35. gün duruşmasının yapıldığı hafta tahliye kararı çıkmamıştır ancak bu duruşmada yapılan güçlü savunmalar, geçtiğimiz günlerde (21 Mayıs 2026) aralarında Cevat Kaya’nın da bulunduğu 9 kişinin tahliye edilmesinin önünü açmıştır.

    6. Bu davaların vatandaşın cebine ve ekonomiye etkisi nedir?

    Ülkedeki siyasi gerilim ve hukuki belirsizlik risk primini (CDS) tırmandırarak yabancı yatırımcının kaçmasına, borsanın değer kaybetmesine ve devletin daha yüksek faizle borçlanmasına yol açar. Bu maliyet vatandaşa yüksek kredi faizleri ve enflasyon (zamlar) olarak yansır.


    Kaynakça / Referanslar

    • Cumhuriyet – Silivri’de Çifte Duruşma: İmamoğlu’ndan Casusluk Davasında Sert Savunma
    • Sözcü – İBB Davası 35. Gün: Genel Sekreter Yardımcısı Alpay’dan Banka Havalesi İfşası
    • NTV – İBB Yöneticilerinin Silivri’deki Savunmalarında Son Durum
    • T24 – İBB Davasında 10. Hafta: Arif Gürkan Alpay ‘Neden Buradayım Bilmiyorum’ Dedi
    • Halk TV – İmamoğlu: Devletimiz Adına Utanç Verici Bir İddianameyle Karşı Karşıyayız
    • Odatv – İBB Davası 35. Gün: İBB Genel Sekreter Yardımcısı’na Sorulan 11 Bin TL’nin Sırrı

    Bu makale 22 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla hazırlanmıştır.

    İlgili Yazılar

    Dijital Görev Tuzakları, IBAN Kiralama ve Bilişim Hukuku

    26 Haziran 2026

    Ekrem İmamoğlu Casusluk Davası: 9 Sanığa Flaş Tahliye Kararı!

    22 Mayıs 2026
    Arama
    Kategoriler
    • Seyahat
    • Dünya
    • Sağlık
    • Haber
    • Sanat
    • Tanıtım
    • Tüm Haberler
    Son Yazılar

    Doğu Akdeniz’in Gazı Türkiye’den Geçecek: Enerjide Dev Kırılma Noktası!

    17 Temmuz 2026

    BES Devlet Katkısında Yeni Dönem: Şartlar Değişti

    17 Temmuz 2026

    Depo Verimliliğinin Sırrı: Forklift Lastiği Teknolojileri ve Zemin Uyumu

    16 Temmuz 2026

    Forklift Lastiği Seçimi: Performans İçin İpuçları

    14 Temmuz 2026

    Akıllı PDKS Teknolojileri ile Dijital Zaman Yönetimi

    12 Temmuz 2026

    Türkiye ve dünya gündemini tarafsız, güvenilir
    ve hızlı bir şekilde takip edin.

    Kategoriler
    • Seyahat
    • Dünya
    • Sağlık
    • Haber
    • Sanat
    • Tanıtım
    • Tüm Haberler
    Son Yazılar

    Doğu Akdeniz’in Gazı Türkiye’den Geçecek: Enerjide Dev Kırılma Noktası!

    17 Temmuz 2026

    BES Devlet Katkısında Yeni Dönem: Şartlar Değişti

    17 Temmuz 2026
    © 2026 Güncel Haberim. Tüm hakları saklıdır.
    • Hakkımızda
    • İletişim

    Aramak için Enter tuşuna basın. İptal etmek için Esc tuşuna basın.