FIP Nedir?

0 6

FIP (Feline infectious peritonitis) kedilerin bağırsak yolunda bulunan FECV’nin (Feline enteric coronavirus – Kedigil bağırsak corona virüsü) mutasyona uğramış bir türünün (FIPV) yol açtığı öldürücü bir kedi hastalığıdır. FECV kedilerin %40 ila 80’inde bulunan, çoğunlukla hiçbir hastalığa yol açmayan, bazı kedilerde ise ufak rahasızlıklara yol açan bir virüs. Ancak FECV taşıyan kedilerin %5 ila 10’unda, bu virüs mutasyon geçirerek FIPV’ye dönüşüyor. FIP, tedavi edilmediği takdirde hızla ilerleyen ve %100 öldürücü bir hastalıktır.

Tüm dünyadaki kedilerin yaklaşık %1’inin ölüm nedeni FIP’tir.

FECV özellikle birden fazla kedinin bulunduğu evlerde, hayvan barınaklarında, çiftleştirme/yetiştirme merkezlerinde kolayca yayılır. Aralarında genetik faktörlerin de bulunduğu tam olarak anlaşılamayan nedenlerle, bazı kedilerde FECV, FIPV’ye dönüşür. Daha doğru ifadeyle, FECV ve FIPV, FCoV’nin (Feline Coronavirus) iki tipidir. FECV ne kadar uysalsa FIPV de o kadar saldırgandır diyebiliriz. Özellikle 3 yaşın altındaki kedilerin risk altında olduğu düşünülse de her yaşta kedide FIP görülebilir. Birçok vakada, FIP’in bir stres faktörüyle tetiklendiği görülmüştür. Bu stres faktörleri aşılar, kısırlaştırma ameliyatı, başka enfeksiyonlar vs. olabilir.

Belirtilerin ortaya çıkış süresi kediden kediye ve FIP’in türüne göre haftalarla veya aylarla ölçülebilir. Kedilerin çoğunun iyice kötüleşmedikçe belirtileri gizleme huyu da düşünüldüğünde, teşhis konulduğunda hastalık epey ilerlemiş olabilir.

Son olarak FECV son derece bulaşıcı iken FIPV bulaşıcı değildir.

FIP Türleri ve Belirtileri

FIP’i belirtilerine göre türlere ayırabiliriz.

FIP’in temel iki türü ıslak (wet, effusive) ve kuru (dry, non-effusive) türdür. Islak tür hastalığın daha yaygın olarak görülen ve daha hızlı ilerleyen türüdür. Islak türde çoğu zaman karında, bazı vakalarda ise göğüste sıvı birikir. Dolayısıyla karında şişme FIP’in en açık belirtilerinden biridir. Bu birikme zamanla organlara baskı yapmaya başlar. Göğüste sıvı biriktiğinde ise kedi nefes almada zorlanmaya başlar.

Kuru FIP’te sıvı birikmesi görülmez ve hastalığın seyri daha yavaştır, teşhisi daha zordur. Ancak iki tür arasında geçiş olabilir.

Belirtiler arasında kilo kaybı, iştahsızlık, anemi, ateş, uyuşukluk da bulunur. Kedinizde karakter değişikliği, oynamama, kendini temizlememe, hep aynı yerde yatma gibi şeyler görüyorsanız hemen veterinerinizi ziyaret edin.

Karındaki şişme çok ilerleyene kadar kilo alma olarak algılanabilir. Yine kedideki durgunluk geçici olarak değerlendirilebilir veya karakterinin oturduğu vs. düşünülebilir. Karındaki büyümenin vücudun kalanıyla orantılı olup olmadığına ve sayılan diğer belirtilere dikkat edilmelidir.

Yine hastalığın ilerleme durumuna göre karaciğer, böbrek ve dalak rahatsızlıkları ortaya çıkabilir.

FIP’te bazı kedilerde bir de nörolojik ve gözde ortaya çıkan semptomlar olabilir. Bu türlere de nöro / neuro ve oküler / ocular diyoruz. Normal şartlarda beyni ve gözleri kandaki bazı maddelerden koruyan kan-beyin bariyeri ve kan-göz bariyeri nedeniyle nörolojik ve oküler semptomlar daha seyrek görülse de yine aynı bariyerler yüzünden tedavisi de daha zordur. Nörolojik tipte kedinin özellikle yürüyüşünde bozulma, yalpalama ve hatta düşme görülür. Gözü etkileyen tipte ise gözde renk kaybı / değişimi, donukluk gibi bariz semptomlar oluşur.

FIP’in Teşhisi

FIP’in teşhisinde kullanılan net bir FIP testi mevcut değil. Daha ziyade yukarıda sayılan belirtilerle beraber, kan testi, rivalta testi, ultrason vs. gibi birçok şey bir arada değerlendirilerek bir sonuca varılabilir. FIP şüphesi ortaya çıktığında sadece dışarıdan incelemeye dayanarak sakın sonuçlara varmayın. Veterinerinizden mutlaka kan testi isteyin. Varsa biriken sıvıdan bir miktar alıp test yapmasını talep edin. Ayrıca yaptırdığınız bütün testlerin çıktılarından birer kopya isteyin.

FIP’li kedilerde globulin seviyeleri yüksektir ve bu yüzden albumin / globulin oranı düşer. (Test sonuçlarında GLOB ve A/G şeklinde görülebilir.) A/G oranının 0,8’in hatta 1’in üzerinde olması çok iyi kabul edilir. 0,5’in altında olması FIP’in en büyük belirtilerinden biridir.

Islak FIP’te karından veya göğüsten alınan sıvının ise yapışkan, açık sarımsı olması beklenir.

Rivalta testi de teşhisi pekiştirmekte kullanılır. Negatif Rivalta testi FIP olmadığını %93 oranında gösterirken, pozitif Rivalta testi FIP’i ancak %58 oranında tespit edebilir.

Başta belirttiğimiz gibi bu testlerin hiçbir tek başına FIP teşhisi için yeterli olmazken, bütün faktörler bir araya geldiğinde, test sonuçları, belirtiler, hatta kedinin tıbbi geçmişi beraber ele alındığında net bir sonuca varılabilir.

 

Evde yaşayan diğer kediler risk altındamıdır?

Eğer evde yaşayan bir kedi de FIP hastalığı var ise bu durum diğer kediler için yüksek risk içerir. Neyseki FİP hastalığı çok az kedide gelişir.

Enfekte kedinin öldüğü çok kedili evlerde, diğer kedilerin klinik semptom gösterip göstermediğini görmek için üç ay beklenilmelidir. Bununla birlikte bu kediler hastalığı taşıyıp saçabilirler ve yeni gelebilecek olan kedi veya kediler risk altında olabileceği düşünülmelidir.

Biz veteriner hekimler Fip ile enfekte olmuş bir kedinin ölümünden bir ay sonra eve yeni bir kedinin alınmasını öneririz.

Kaynak:https://fiptedavisi.wordpress.com/fip-nedir-belirtileri-nelerdir/

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.